|
Nurun ışığı her daim yanmaya devam ediyor. İsimler ve görevler değişse de fark etmiyor. Bu nurun içindeki herkes yeni bir aşkla ve şevkle yeni vazifeler ile hizmete yoğunlaşıyor. Taşıyla toprağı mübarek şehir Şanlırufa’da bu bahsettiğim hizmet mahallerimizden birisi. Hakikaten büyük bir potansiyeli var hizmet namına. Herkes kardeşane bir vaziyette kendi istidadınca bir şeyler yapma gayretinde. Kah semtinin sakinleriyle muhabbet sofrasında kah gençlik ile Risale-i Nur sayfalarında. Kimi ders okuyor kimi de elde ettiği güzellikleri paylaşıyor bir köşede veya salonda.
İşte geçtiğimiz hafta sonu Şanlıurfa’da kendi içinde şevk unsuru olması kabilinden bir bakış açısıyla “Şanlıurfa Genç Yaklaşım Seminerleri” kapsamında bir seminer gerçekleştirildi. Yukarıda saydığım hassasiyette olan ve yazıya başlığı veren, Yeni Asya Medya Grup A.Ş. nin yayın organlarında Gençlik ve Aile konularındaki yazılarıyla tanınan Edebiyatçı-Yazar ve aynı zamanda Harran Üniversitesinde Okutman olarak görev yapan Sebahattin YAŞAR tarafından Şanlıurfa Genç Yaklaşım Dergisi okuyucularının katılımıyla Bediüzzaman Vakfı’nın seminer-ders salonunda “Pozitif Gençlik Nasıl Kazanılır” konulu bir seminer ifa edildi. Ruhu Genç ağabeylerimizin de yer aldığı bu seminere gençlerin ilgisi azımsanmayacak ölçüdeydi. Risale-i Nur tedrisinden geçmenin verdiği sorumluluk bilinciyle gençlere işin temelinden bir soruyla yaklaşan Yaşar “Bir cümle, bir sohbet, bir kitap, bir nasihat insan hayatını tamamen değiştirebilir mi?” dedi. Gençlerin verdiği pek çok cevapta yine orijinal yorumlar yapıldı. Gençlerden birisi soruya verdiği cevapta, ‘evet, bir cümle insan hayatını tamamen değiştirebilir. Mesela bir kelime-i şehadet, bir hayatı tamamen değiştirebilir.’ dedi. Yaşar’ın alkışlattığı bu cevap, gençlerde çok orijinal cevapların olduğunun bir göstergesiydi. Bu gençler boş değildi. Elbette Risale-i Nur a muhatap bir gençlik böyle olmalıydı. Kaldı ki, bu tarz bir gençlik olaylara müspet açıdan bakar ve sorunlara bu cihetten bir çözüm yolu arayabilirdi. Nitekim Sebahattin Yaşar’da işte şu tespitleri ile aynen bunu dile getiriyordu; “Gençlikle negatiflik yan yana hiç gelmemesi gerekir. Bu ikisi iki zıt kutuptur. Enerjik, dinamik, güçlü, heyecan dolu, sevgi dolu, aşk dolu olması gereken gençlerin karamsar, olumsuz, negatif, ümitsiz olması çok ciddi bir sinyaldir. Böyle bir durumda devlet ve sivil toplum hemen harekete geçmelidir. Çünkü karamsar, olumsuz, negatif, ümitsiz bir genç manzarası, herkesi tedirgin etmelidir. Bu aynı zamanda bir ihmal manzarasıdır. İhmal ettiğimiz bir genç, imha eden hale gelecektir. Kendisinin yok farz edilemeyeceğini, dışlanamayacağını, terk edilemeyeceğini çok acı bir şekilde hissettirecektir. İhmale uğramış gençler kendileri için de bir yıkım içerisindedirler. Toplumda hiç ihmal edilemeyecek bir insan kesimi gençlerdir. Gençlere dönük çok özel devlet politikalarına ihtiyaç bulunmaktadır. Türkiye elinde olan bu ciddi gücü çok dikkatli kullanmak ve lehine çevirmek durumundadır. Aksi halde, bu güç elinde patlayabilecektir.” Ateş üzerinde kıvama gelmiş bir mısır danesinin patlayarak içindeki güzelliği dışa çıkarması gibi seminere katılan gençler de yavaş yavaş hareketlenmeye başlamışlardı. Sebahattin Yaşar’a sorular arka arakaya geliyordu. Yaşar, sorulan sorulardan birisine verdiği cevapta, “Gençler güçlü olması lazımdır, söz sahibi olması lazımdır. Bu da ancak, çok okuyarak mümkündür. Kitaptan beslenmemiş bir bilgiye kimse itibar etmeyecektir. Gençler bilgi donanımı yüklü olarak hayata başlamalıdırlar. Bu hem kendi ayakları üzerinde, sağlam bir psikoloji ile durmalarını, hem de çevresine sağlıklı ve tutarlı bilgi taşımalarını sonuç verecektir” dedi. Bu cevaba karşı gençlerin de katılımıyla Risale-i Nur Külliyatı eserlerinin de bu anlamda çok önemli bir kaynak olduğunun da altı çizilmiş oldu. Bahsi geçen tespitlerin hepsi altı kalın çizgiler ile çizilmesi gereken önemli konulardı. Çünkü içilen kaynaklar müspetti bu kendini belli ediyordu. Bunları güzelleştiren ve dikkate alınmasını sağlayan örnek model şahsiyetlerin hayatlarındaki kesitlerdi. Hz. Fahr-i Kainat (S.A.S.) ‘in davasındaki sebatı ve üslubundaki yumuşaklığı ve günümüzdeki temsilcisi Bediüzzaman’ın sünneti ihya hareketi olan Risale-i Nur Külliyatı eserlerinin dünyayı etkileyen Kur’an-i yaklaşımları en başta sayılabilecek modellerdi. Adına ister seminer ister sohbet deyin, önemli olan irşat vazifesini hakkıyla yerine getirmektir. Kendisine verilen kabiliyet ve imkanlar dahilinde önce hayatında yaşararak başkalarına yaşatmaya çalışmak en temel felsefe olmalıdır. İşte bahsi geçen bu seminer bu açıdan çok faydalı oldu kanaatindeyim. Sayın Sebahattin YAŞAR’a teknolojinin imkanlarını kullanarak başarıyla gerçekleştirdiği sunumunda dolayı Yeni Asya Medya Grup Şanlıurfa Yayın Komisyonu Sekreteri ve Türkiye Yayın Komisyonu Üyesi İbrahim ŞİRAN tarafından Teşekkür Belgesinin takdim edilmesi de yukarıda dikkat çekemeye çalıştığımız pozitif düşünce metoduna bir imza niteliğinde oldu. En güzeli de program sonunda hep birlikte aynı sofrada ikram edilen tatlıya çatal batırtmaktı. Kahraman kumandan Celalettin Harzemşah’ın dediği gibi çalışmak, gayret etmek bizden muvaffak etmek, başarıya ulaştırmak Allah’tan. Haydi durmak yok hizmete devam
Selim Adem PALA
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
YENİ ASYA
|