|
Yazar Muhammed ZORLU
|
|
Bir Mevlânâ sıcaklığında merhaba sana. Mesnevî’nin ruhuyla merhaba... Merhaba ey buğday renkli şehir... Biz geldik. Dört bir yandan ortak bir noktada buluşmak adına yollara çıktık, yolcuyduk biz. Merhaba sana ki bu güzel ân’ı bu sene sen sinende sergiledin. Merhaba sana en içten bir merhaba...
Konya’ya bir Mevlânâ coşkunluyla vardık. “Ne olursan ol yine gel” deyişler salonda tıklım tıklım olduğu zamanlardaydık. Bir Mevlana serinliğiydi tenimizde kalan. Aynı zamanda içimizi ısıtan… Heyecanlıydık, uzaklara taşınan bir rüzgâr gibi. Tarihin gölgesine düşmüştük. Başak misâli eğilip doğrulan Mevlânâ şehri Konya’da şölen vardı. Gençlik şöleni adıyla Nur’un bayramı vardı. Emeklerin meyvesini toplamak vardı. Bu bir rüya mıydı? Geçen sene Ankara yazımızda “Seneyi şimdiden özledik” demiştim. Elhamdülillah geldi. Sanki Konya şehri, kaybettikçe bulmanın sevinciydi. Asude bir bahçede tefekkürdü. Nur simaların içinde kaynadıkça coşan bir sevinçti Konya. Ve yollarımız bu sene Konya’da birleşti bin bir güzel organizasyonla. Huzur-u Pir ev sahipliğinle, yeşil kubbenin sessiz yalnızlığında bizleri kabul ettin.
Risale-i Nur Gençlik Şöleni müjdesi şehrin dört bir yanını doldurmuştu. “Geliyoruz” diyerek adeta müjdeyi vermekteydi. Altın şehre, yurdun dört bir yanından rüzgâr getirmiştik ruhu okşayan. Evet, o gün Konya’da, farklı esiyordu rüzgâr. Hepimiz Nur’un güneşinde kavruluyorduk adeta. Ey Şems! Yılların yorgunluğunu bir çırpıda attık. Son olarak emeği geçen; Risale-i Nur Enstitümüze, Genç Yaklaşım dergimize ve en büyük alkışı hak eden; yurdun dört bir yanından tek bir noktada buluşmak adına gelip herkese ders veren katılımcılara teşekkürü bir borç bilirim.
Teşekkürler hepinize... Teşekkürler!
Muhammed ZORLU
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Yeni Asya Elif Eki
|