Anasayfa Haberler 'İstikbal yalnız ve yalnız İslamiyetin olacak'

Anketler

Kur'an- ı Kerim'i ne sıklıkla okuyorsunuz?
 

Facebook Sayfamız

Sitede Ara

Designed by:
'İstikbal yalnız ve yalnız İslamiyetin olacak' Yazdır E-posta

 

Bizim Aile dergisi yazarlarından F. Nur HACINEBİOĞLU, Vezirköprü’de seminer verdi...

Bediüzzaman Hazretlerinin, geçen yıl 100. sene-i devriyesini idrak ettiğimiz Hutbe-i Şamiye adlı eserinden derlenip sunulan seminer, yoğun bir katılımcı ilgisine mazhar oldu.
   
Avrupa’nın terakkide istikbale uçmalarıyla beraber bizi maddi cihette Ortaçağ’da durduran altı tane hastalık olduğunu ifade ederek konuşmasına başlayan F. Nur Hacınebioğlu, bu hastalıkların başta ümitsizliğin içimizde hayat bulup dirilmesi, sonra doğruluğun sosyal hayatta ölmesi, düşmanlığa duyulan muhabbet, mü’minleri birbirlerine bağlayan nurani bağları bilmemek, çeşit çeşit bulaşıcı hastalıklar gibi yayılan istibdat ve bütün himmetin, bütün gayretin şahsi menfaatlere hasredilmesi olduğunu belirtti.

   
Bu hastalıkların birincisinin, yani ümitsizliğin içimizde hayat bulup dirilmesinin ilacı olarak “El emel”, yani Rahmet-i İlahiyeye kuvvetle ümit beslemek olduğunu belirterek konuşmasını sürdüren Hacınebioğlu şunları söyledi:
   
“Herkesin ümitsizlik ve karamsarlık bataklığına düştüğü yıllarda Bediüzzaman Hazretleri bütün İslam âlemine ümit aşılamaya çalışmış, asla ve kat’a ümitsizliğe kapılmamıştır. Kur’an ve sünnetten aldığı ders ve ilhamla yüz yıl öncesinden günümüze manevi projektörler tutmuş, Müslümanların hiçbir ahval ve şerait içinde ümitsizliğe düşmemeleri ve Allah’tan ümitlerini kesmemeleri gerektiğini ders vermiştir.
   
Bediüzzaman Said Nursi, ‘İstikbal yalnız ve yalnız İslamiyetin olacak ve hâkim, hakaik-i Kur’aniye ve imaniye olacaktır.’ demiştir. ‘İslamiyet’in hakaiki hem manen hem maddeten terakki etmeye kabil ve mükemmel bir istidadı var.’ diyerek de hem Müslümanlara müjde ve ümit vermiş hem de ‘İslamiyet bizi geri bıraktı, Avrupalılar gibi dinden elimizi çekerek ya da gevşeterek terakki edebiliriz.’ diyen zihniyete kuvvetli bir tokat indirmiştir.

Bediüzzaman Hazretleri, Risale-i Nur’un birçok yerinde dile getirdiği bir düşüncesine “El emel” bahsinde de yer vererek mealen şunları ifade eder: ‘Hakiki vukuatı kaydeden tarihin şehadetiyle Müslümanlar ne zaman kuvvetle İslamiyete sarılmışlar, iman, Kur’an ve İslamiyetin hakikatlerini kemal-i itaat ve teslimiyetle yaşamışlarsa o oranda medenileşip terakki etmişler; ne zaman ki iman, Kur’an ve İslamiyet’in hakikatlerinden ellerini gevşetmiş ya da çekmişler, o zaman vahşete, tedenniye düşmüş, herc ü merc içinde bela ve mağlubiyetlere maruz kalmışlardır. Sair dinlerde ise durum tam tersinedir.’

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, asr-ı saadetten şimdiye kadar hiçbir Müslüman’ın akli muhakeme, kesin ve mantıklı delillerle başka dinleri İslamiyete tercih ettiklerini ve yeni, ayrı bir dine girdiğini tarihin bize göstermediğini söylüyor.”


Konuşmasının devamında bizim, yani bütün Müslümanların, iman ve İslamiyetin güzelliklerini, doğru İslamiyeti ve İslamiyete layık doğruluğu fiillerimiz, hal ve hareketlerimizle izhar edip gösterdiğimiz takdirde diğer dinlerin tabilerinin gruplar halinde İslamiyete gireceklerinin altını çizdi.

Konuşmasını Risale-i Nur’un diğer eserlerinden aldığı pasaj ve paragraflarla da süsleyen Hacınebioğlu, Bediüzzaman’dan aldığı şu müjdelerle seminerine hatime verdi:

“Avrupa ve Amerika İslamiyetle hamiledir. Günün birinde bir İslami devlet doğuracak. Nasıl ki Osmanlılar Avrupa ile hamile olup bir Avrupa devleti doğurdu.”

“İstikbalin kıtalarında hakiki ve manevi hâkim olacak ve beşeri, dünyevi ve uhrevi saadete sevk edecek yalnız İslamiyettir ve İslamiyete inkılab etmiş ve hurafattan ve tahrifattan sıyrılacak İsevilerin hakiki dinidir ki Kur’an’a tabi olur, ittifak eder.”

“Ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılabatı içinde en yüksek gür sada İslamın sadası olacaktır.”


Organizasyondan ve katılımdan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Hacınebioğlu, “Vezirköprü Şefkat Kahramanları”nı tebrik etti.

Fatma KALMAZ/  VEZİRKÖPRÜ

 

okudukça...

Her hasenenin sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamda
üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde otuz bine çıkar. Ramazan-ı Şerifte sevab-ı a’mâl, bire bindir.

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 5 ziyaretçi çevrimiçi

Günün Karikatürü

Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm