| 'İftarsız Ramazan' |
|
|
|
Ramazan ayına yaklaştığımız şu mübarek günlerde hemen herkesi şimdiden bir telaş aldı. Büyüğüyle küçüğüyle Ramazan planları yapmaya başladık bile. Kimisi ailesiyle geçirmeyi planlarken, kimisi evinde geçirir Ramazanı.. Ramazan ayının o rahmetli geceleri sadece iftar ve teravihlerle bitmez. Her gece sahurlarda buluşulur, çaylar içilir ve söz hep sohbet-i Canan’a gelir dayanır.Ramazan’da insanın içi kıpır kıpır olur. Sanki herşeyin manevi yüzü akseder kalplerimize. Her akşam ezan sesiyle yemeğe ilk kaşığı daldırmanın heyecanı bambaşkadır. Çocuklar pencerede ezanı beklerken anneleri mutfakta hummalı bir telaş sarmıştır ve babalar sofrada hazır ve nazırdır her zamanki gibi. Dışarıdan evlere mis gibi Ramazan pidesinin içleri bayıltan kokusu dolar. ”Evimizin bereketi Ramazan sen hiç gitme” diye dua eder bütün yürekler sessizce.Türkiye’de Ramazanlar işte böyle güzeldir, bereketlidir, uhuvvetlidir. Ramazan rahmettir... Ramazan telaşı yaşayanların dışında bir de Ramazanı savaş altında karşılayanlar, selde evsiz barksız kalanlar, depremde ailesini kaybeden müslümanlar da var. Acaba bu insanlar da bizim gibi hissediyorlar mıydı Ramazanı? Yoksa onların sevinçleri buruk mu kalmıştı. Gurbete gidenin ızdırabı gibi... Belki de bütün bunları düşünmeliydik, düşünmeliyiz! Düşünüp de harekete geçmeliyiz vakit geç olmadan.. Bir büyüğümüz “fedakarlık ya hu!” derken bunu kastetmişti belki de. Uykundan, gezip tozmandan, yemeğinden, ekmeğinden, aşından vereceksin, gerekirse o yolda canını feda edeceksin.. Vereceksin ve Allah’ın sana verdiği emaneti yerine teslim edeceksin. Bugün durma günü değil terler aksa enseden Evet durma günü değil koşma günüdür artık. Bir Ramazanda da evde iftar etmeyiverelim. Varsin otuz günün birkaçı da bir çocuğun gülümseyişine, bir sıcak çorba sonrası edilen uzun dualara feda edilsin. Bunlar bizim için yetmez mi? Efendimiz (SAV) buyuruyorlar ki: Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir. Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41; Hz. Ebu Hureyre (radiyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalatu vesselam) buyurdular ki: "Kim bir oruçluya iftar ettirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap yazılır. Üstelik bu sebeple oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmaz.'' Tirmizi, Savm 82, (807); Ibnu Mace, Siyam 45, (1746). Ramazan`a kavuştuğu halde günahları affedilmemiş olan insanın burnu sürtülsün. Anne ve babasına veya bunlardan birine yetişip de onlar sayesinde cennete girmeyen kimsenin de burnu sürtülsün. Ben yanında zikredildiğim zaman bana salat okumayan kimsesinin de burnu sürtülsün! (Tirmizi, Daavat 110, (3539)) Pakistan`da 2005 yılı Ramazan ayı başında meydana gelen deprem felaketinde binlerce kişi vefat etmiş ve yüzbinlercesi de evsiz kalmıştı. Tüm dünyadan yardima ilk koşan ve en çok yardımı götüren ülke olarak tarih sayfalarına yazılmıştık Elhamdulillah. Bizler o zaman Pakistan`da deprem yardım faaliyetlerine katılmıştık. Ramazan ayına sayılı günlerin kaldığı şu günlerde yine meydana gelen sel felaketi ile binlerce kişi vefat etti. Binlercesi evsiz kaldi. 3,5 milyondan fazla insan etkilendi. Bütün bahçeler, araziler, evler sular altında.. Halk evlerin damlarında helikopterler ile gelecek yardımları beklemekte. Pakistan halkı geçmişte olduğu gibi şimdi de; birer sıcak çorba ve Ramazan ayında yapacağımız yardımları bizlerden beklemektedir.Bizler burada yaşayan Çare Yardımlaşma ve Kalkınma Derneği temsilcileri, gönüllüleri olarak sel felaketinde etkilenen bu kardeş ülke için yapacağımız çalışmalarda sizlerin yardım ve desteklerinizi beklemekteyiz. Daha geniş bilgi icin www.care.org.tr adresi ziyaret edilebilir. Haber Kaynağı: SentezHaber - Haber Merkezi |
okudukça...
|
Mânevî ve ehemmiyetli bir cânibden, şimdiki zelzele münâsebetiyle altı yedi cüz’î suâle karşı, yine mânevî ihtar yardımıyla cevapları kalbe geldi. Ne zaman ki yer müthiş bir sarsıntıyla sarsılır. Ve yeryüzü bütün ağırlıklarını dışarı çıkarır. Ve insan ‘Ne oluyor buna?’ der. O gün yeryüzü, üzerinde herkesin ne iş yaptığını haber verir. Çünkü Rabbin ona konuşmasını emretmiştir.” (Zilzâl Sûresi: 1-5.) Şu sûre katiyen ifade ediyor ki, küre-i arz, hareket ve zelzelesinde vahiy ve ilhama mazhar olarak emir tahtında depreniyor, bâzan da titriyor.Mânevî ve ehemmiyetli bir cânibden, şimdiki zelzele münâsebetiyle altı yedi cüz’î suâle karşı, yine mânevî ihtar yardımıyla cevapları kalbe geldi. Tafsîlen yazmak kaç defa niyet ettimse de, izin verilmedi. Yalnız icmâlen, kısacık yazılacak. |



Ramazan'ın manevi havası şimdiden hissedilmeye başlandı. Ramazan'ın bereketi ile insanoğlunu büyük bir sevinç kaplamıştır. Belki bizler iftar vakitlerinde sevdiklerimizle oturup orucumuzu açarken, kimileri farklı yerlerde bir tas çorba bulabilmek için çırpınıyorlardır. Pakistan da yardımlaşma için kurulan ÇARE VAKFI yetkilisi Muhammet Doğan'dan gelen mektup. 