Anasayfa Bölüm Blogu Bediüzzaman Said Nursi

Anketler

Kur'an- ı Kerim'i ne sıklıkla okuyorsunuz?
 

Facebook Sayfamız

Sitede Ara

Designed by:
Örnek Bölüm Blogu Görünümü (SSS bölümü)
Bediüzzaman’la yaşayan mekânlar-Cizre PDF Yazdır E-posta
Yazar Risale-i Nur Enstitüsü   
Cumartesi, 21 Ocak 2012 13:15

Cizre’nin kuzeyinde ise Karadağı, Kuzeybatısında Deredağı ve Akdağ bulunmaktadır. İlçenin güney kısmı ovalıktır. Arazi olarak Dicle Nehri çevresindeki alüvyonlu ovalarla ve ovanın doğu ile batısındaki yaylalardan oluşmaktadır.

Devamını oku...
  [[[ TWİTTER da PAYLAŞ! ]]]
Bediüzzaman Said Nursi nasıl dua ederdi? PDF Yazdır E-posta
Yazar Webmaster   
Çarşamba, 13 Nisan 2011 17:41
Bediüzzaman Said Nursi'nin talebelerinden Bayram Yüksel anlatıyor:

Mübarek Üstadımızın Isparda'daki menzilinde baş ucunda beş metre uzunluğunda, bir metre eninde bir şecere vardı. Peygamberimizin (s.a.v) âl-i beytinden, evradlarında ism-i şerifleri olan zatların nereden geldiğini ayrı ayrı oklarla gösteriyordu. Çok arzu etmeme rağmen saymaya bir türlü muvaffak olamadım.
Devamını oku...
 
11 Yaşındaki bir kızın BEDİÜZZAMAN şiiri PDF Yazdır E-posta
Yazar Nazlı YÜKSEKDAĞ   
Pazar, 13 Şubat 2011 21:47

Mirza ve Nuriye'den olma
Bediüzzaman Said Nursi
Bin sekiz yetmiş altıda doğma
Bediüzzaman Said Nursi

Pazar, 13 Şubat 2011 21:57 tarihinde güncellendi
Devamını oku...
 
Bediüzzaman'ın Ankara Günleri PDF Yazdır E-posta
Yazar Bediüzzaman Said NURSİ   
Cumartesi, 01 Ocak 2011 01:17

Bediüzzaman Said Nursî’nin, devlet/hükûmet merkezi olma inisiyatifini kaybeden İstanbul’dan ayrılışı, Ankara’ya gelişi ve yeni idare merkezi olan Ankara’da kalışı, yaklaşık 7–8 aylık bir süreyi ihtiva ediyor.
Bu süre zarfında, her iki merkezde de, özellikle askerî, siyasî ve fikrî sahada pek büyük, hatta olağanüstü denilebilecek derecede gelişmeler yaşanıyor.

Devamını oku...
 
Üstadım, konuşalım dersem, konuşur muyuz? PDF Yazdır E-posta
Yazar Muhammed ZORLU   
Pazar, 04 Temmuz 2010 01:13

Yine uykuya daldı gözlerim… Derin bir uykuda idi…

Bir dalın üstünde boynu büküğüm, seni bekler gözlerim. Sadece seninle konuşmaktı arzum, hayalen yanında olduğum vakitlerdendi. Rüyalarımda kapalı gözlerim… Konuş ne olur… Suskun durma öyle. Sen konuşunca belki alevler söner “Canım Üstadım”… Dedim ya sadece seninle konuşmaktı arzum.

Neden konuşmuyorsun ki? Yine sükûta mı büründün? Sen konuşmayınca rüyalarımla yıkılıyorum. Her rüyanın kastı mı var bana Üstadım? Hiç olmasa bir tepki… Kara bağrıma taş toprak atıp da gitsen razıydım. Bir tepkiydi hayalim.

Hasretiz cemaline, nurunla hâlleniriz… Firakınla yanan şu bîçarelere nazar kıl…

Ben kendi acılarıma dönüyorum Üstadım; yaralıyım, acizim diyorum, yaramı sana gösteriyorum.

Ve yine uyanış… Ve yine firak. Belki de her uyanış ayrı bir infilâk… Hasretinle kavrulan bu gönül her gün ayrı bir sancı ile uyanır ve gün boyu boynu omuzlarında dolaşır.

 

Devamını oku...
 
« BaşlangıçÖnceki123SonrakiSon »

Sayfa 1 - 3

okudukça...

Bu makam yazıldığı zaman, Kurban Bayramı geldi. Allahu ekber, Allahu ekber, Allahu ekber’lerle nev-î beşerin beşten birisine, üç yüz milyon insanlara birden Allahu ekber dedirmesi;

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 8 ziyaretçi çevrimiçi

Günün Karikatürü

Her güne bir karikatür - Her yüze bir tebessüm

___

twitter da bizi takip edin!